Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi)

Preeklampsi hamilelik döneminde beliren, hamileliğin anormal seyrettiği bir durumdur. Gebeliğin 2. yarısından itibaren gelişen hipertansiyon, idrarda protein varlığı ve ödem (vücutta şişlik)  preeklampsi olarak adlandırılır. Preeklampsi nedeni olarak oksijenlenmenin azalması dediğimiz plasental hipoksidir. 32. haftadan önce gelişmiş ise erken; sonra gelişmişse geç preeklampsi olarak değerlendirilir.

Preeklampsi, hipertansiyona bağlı olarak vücutta birçok organı etkileyen rahatsızlıklar ortaya çıkarabilir. Böbrek yetmezliği, görme kaybı ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma en sık görülen sonuçlardır.bu durum beyni etkilediğinde, önce baş ağrısı ile başlayan sara krizi , sonrasında da beyin kanaması meydana gelebilir. Öldürücü sonuçlar; karaciğer yırtılması, böbrek yetmezliği, vücutta yaygın kanamalar ve beyin kanaması şeklindedir.

Gebelik zehirlenmesinde erken tanı önemlidir. Hamileliğin 11-13.haftalarında yapılan muayenelerde kan basıncı ölçümü ve doppler ultrason oldukça belirleyici bir unsurdur. Tansiyon her iki koldan beş dakikalık bir istirahat sonrasında kalp hizasından ölçülmeli ve bir dakika sonra tekrarlanmalıdır.

Preeklampsinin henüz bilinen spesifik bir tedavisi yoktur. Çözüm; hamileliğin haftasına, hastalık belirtilerinin ciddiyetine ve bebeğin doğumdan sonra yaşayabilirliğine bağlı olarak hamileliğin sonlandırılması, yani doğumdur. Diğer tedaviler sadece belirtilerin hafifletilmesi ile zaman kazanmak amacıyla yapılmaktadır.

Risk Grubu;

İlk gebeliğini yaşayanlarda,

18 yaş altı ve 35 yaş üstü olan anne adaylarında, daha önce dört ya da daha fazla sayıda doğum yapmış olanlarda, 

Çoğul gebeliği olanlarda, 

Polihidramniyos (amniyos sıvısının artması) ve hidrops fetalis (bebeğin tüm vücut boşuklarında kalp yetmezliğine bağlı olarak sıvı birikmesi ve bebeğin şişmesi) gibi fetusa ait problemi olanlarda,

Kötü kontrol edilmiş şeker hastalığı olanlarda,

Kronik hipertansiyonu olanlarda preeklampsi daha sık görülür.


Yüksek risk grubunda; beslenmesinde kalsiyum eksikliği olan hamilelere ilave kalsiyum vermek ve bunun yanında magnezyum takviyesi yapmak fayda sağlar. Hipertansiyonu ve ödemi azaltmak için az tuzlu, bol proteinli diyet uygulanmalıdır. Yüksek tansiyonu kontrol altına almak için ilaç kullanımı mutlaka doktor kontrolünde olmalı ve tansiyon yakın takibe alınmalıdır.
 

20-24. gebelik haftasından önce 3 veya daha fazla sayıda gebelik kaybı olarak tanımlanabilir.

 

İnsan gebeliği aslında zorlu bir yolculuktur. Gebeliklerin %50-70'i ilk üç ay içerisinde düşük ile sonlanır. Gebelik kayıplarının %40'ı, kişi gebe olduğunun farkında olmadan (ancak HCG ölçümleri ile ortaya konulabilen), klinik anlamda adet gecikmesi olmadan veya bir- iki gün gecikme sonrası oluşan kayıplardır.

 

NEDENLERİ?

 

Preembriyonik (fertilizasyon sonrası ilk 3 hafta), Embriyonik dönem (gebeliğin 5-9. haftaları), Kromozom anomalileri immünolojik nedenler, Fetal Dönem (10. gebelik haftasından doğuma kadar), Antifosfolipidsendrom, Trombofililer, Spontan Kayıplar, Servikal yetmezlik

Önerilen Testler

 

* Eşlerde kromozom analizi yapılması önerilir

 

* Antifosfolipid antikorlara LA. ACA IgG, IgM bakılması önerilir

 

* Faktör 5 leiden mutasyon, aktive protein C rezistansı, açlık homosistein ve protombin gen mutasyon bakılması önerilebilir

 

* Tiroid hormonları ve HbA1c bakılması kolay ve gebelik prognozu açısından yararlı olabileceğinden bakılması önerilebilir

 

* Gerekli durumlarda HSG ve histeroskopi yapılmalıdır.